RIVAYET.

Sci-fi distopya

Son Koloni

Vesta-7 kolonisi, 2174. Dünya'dan gelen son mesajdan iki yıl geçti. Hava resirkülasyon sistemi düşmek üzere.

Bölüm 3 için oylama açık · ilk oyu sen ver · Oylamaya git ↓

Bölüm 1

Son Koloni, Bölüm 1

Vardiya çoktan bitmişti. Yedinci Liman'ın saatleri 23:47'yi gösterirken Ela hâlâ kapalı bakım sektörü VII-K'da, kendi servis kodunun yazılı olduğu koridordaydı. Rapor bir gün önce gelmişti — eski hava devirgeç hattında bir mikro çatlak; tahmini önem: düşük; çözüm süresi: bir vardiya. Ela vardiyaya sabah başlasaydı çatlak bir saatte kapanırdı, kayıt düşülür, evi giderdi. Ama o akşam, sebebini bilmeden, geç saate kalmıştı.

Tünelin sodium ışığı dim, kabloların ve havalandırma borularının arasından zar zor sızıyordu. Ela tulumunun kemerinden mini-feneri çıkardı — yedek; servis tablet feneri yetiyordu çoğu zaman ama bu koridor bugün başka türlü ağırdı. Toz tabakası alışılmadık kalındı. Birinin uzun süre buraya inmediği belliydi.

Eğildi. Çatlağın olduğu sandığı boruya yaklaştı. Mini-fener ışığını yanlamasına tuttu — toz, ışık altında kar tanesi gibi havalandı. Tam o anda gördü: boru arkasındaki çelik duvarda, tozun altında, bir oyukluk değil — çizikler. Düz çizgiler değil. Harfler.

Fenerin açısını değiştirdi, eldivensiz parmaklarıyla tozu sıyırdı. Çizikler eski bir el yazısıyla, sabırla kazınmıştı; bir vardiyada bitirilebilecek iş değil, birkaç haftalık iş. Kelimeler ortaya çıktı. Türkçeydi — ama biraz tuhaf, Vesta-7'de artık konuşulmayan bir vurguda yazılmıştı: "Konsey size yalan söylüyor — Vesta yalnız değiliz."

Ela bir an boyunca okuduğunu okumadı. Sadece harflere baktı. Birinci kuşak kuruculardan birinin el yazısı olabilirdi — onların okul eğitimi farklıydı, "Vesta" kelimesinin "V"sini hâlâ küçük kanat gibi açarlardı. Ela bunu sadece bir kez, Mihriye Yaman dosyasını yaşlı bakım servis listesinde gördüğünde fark etmişti.

Tablet'i çıkardı. Yer-zaman damgası: VII-K, 23:51, sektör koordinatı. Fotoğraf çekti — bir, iki, üç açıdan, farklı ışıkta. Kayıtlı kalsın. Sonra, parmağı tablet ekranında "Bildir" butonunun üstünde durdu. Konsey protokolü çok netti: bakım sektöründe kayıt-dışı içerik bulunursa derhal sözcüye bildirilir, soruşturma açılır, kayıt mühürlenir. Ela bu satırın bildirilirse ne olacağını biliyordu. Silinirdi. Belki bu da Mihriye Yaman gibi resmi kayıtlarda "yer değiştirme" şerhi alırdı.

Parmağını ekrandan çekti. Mini-feneri kapattı. Karanlıkta bir an boyunca sadece kendi nefesini duydu. Sonra — uzaktan, tünelin diğer ucundan, daha doğrusu yukarı kattaki Konsey salonu yönünden — bir tıkırtı geldi. Belki bir bakım botu. Belki sessiz dakika protokolüne hazırlık (her 18 saatte bir geliyordu; bir sonraki üç saat sonraydı). Belki başka bir şey.

Ela tableti tulumunun göğüs cebine koydu. Çizikleri kapatmadı, tozu eski haline çekmedi. Geri çekildi koridorda. Vesta-7'nin solgun göğü kubbenin uzaktaki yüksek pencerelerinden seyrek görünüyordu; bir anlığına Ela, o gökyüzünün altında — kubbenin dışında, kızıl-kahve toprakta — başka birinin de durduğunu hissetti. Sonra hissin gerçek olamayacağını bilerek koridordan çıktı.

Bir karar vermesi gerekiyordu. Sabah ne olacağı bu geceye bağlıydı.

Topluluk mührü · 1 oyBu bölümü paylaş

Bölüm 2

Topluluğun seçimi: “Ela feneri yana kaydırınca metnin altında çok daha soluk, neredeyse silinmiş ikinci bir satır belirdi: bir koordinat değil, bir isim — Mihriye.”

Son Koloni, Bölüm 2

Ela gece vardiyasını bitirip tünel girişine döndüğünde sabah henüz yoktu — en azından Yedinci Liman'ın takvim ekranları öyle söylüyordu. Kubbe tepesindeki ince pencere şeridinden sızan ışık kızıl-pembeydi, Vesta-7'nin güneşi ufkun gerisinde tembelce gezinirken tozu ve sisi birbiriyle karıştırıyordu. Ela defterini sol koltuğunun altına sıkıştırdı, bakım tulumunun fermuarını boğazına kadar çekti ve koridor çıkışına doğru yürüdü. Ayakları mıknatıs plakaların üzerinde tökezlemeden ilerlerken, aklı hâlâ o isimde takılı kalmıştı. Mihriye. Tahta gibi kazınmış, zamanın tuzuyla beyazlamış harfler. Defalarca okumuştu, sonra fenerini söndürmüştü; sanki ışığın geri gelmesi o yazıyı değiştirebilirmiş gibi. Ama değiştirmemişti.

Merkez koridora çıktığında Yedinci Liman yeni vardiyasına kendi usulünce uyanıyordu. Sodyum sarısı lamba direkleri tavanda düzenli aralıklarla dizilmişti ve çıkardıkları ısırıcı beyaz ışık, koridorun betonunu solgun bir hastane rengiyle boyuyordu. Teknisyenler tulumlarıyla geçiyor, ellerindeki kapasitör kutularını ve boru bağlantılarını sürüklüyorlardı; kimse kimseyle konuşmuyordu, sabahın bu saatinde konuşmak için henüz kimsenin enerjisi yoktu. Ela onların arasına karıştı, adımlarını koridorun ritmik titreşimine uydurdu. Kubbenin havalandırma sistemi düşük bir uğultu çıkarıyordu — daima aynı frekansta, daima aynı monoton ritimde. İnsan bu sesi işitmekten çıkarırdı er ya da geç. Ela çıkarmamıştı henüz.

Arşiv erişim noktası koridorun kuzey kanadında, teknik deposunun tam karşısındaydı. Küçük bir ekran, bir tuş takımı, üzerinde Konsey mührü basılı gri bir metal kasa. Ela o noktanın önünden birkaç kez geçmişti, her seferinde kayıt girişi yaparak, standart bakım formlarını doldurup göndererek. Bu sabah farklıydı. Durdu. Ekrana baktı. Tuş takımına dokunmadan önce sağına soluna bir göz attı — koridorda onu umursayan kimse yoktu. Parmakları klavyeye indi ve kurucular listesine erişim izni istedi. Sistem tanıdı onu; teknik personel kodu standart arşive girişe yeterliydi, en azından açık bölümlere. Ekran birkaç saniye donakaldı, sonra uzun bir isim listesi sıralandı. Ela "Mihriye" yazdı arama alanına.

Sonuç boştu. Kelimenin tam anlamıyla: beyaz bir alan, altında küçük bir sistem notu — "Kayıt mevcut değil." Ela bir adım geri çekildi. Kayıt mevcut değil demek kayıt hiç olmadı demek değildi; arşiv sisteminin kendi dilinde bu iki şey farklıydı. Yoksa "Erişim kısıtlı" yazardı. "Mevcut değil" silinmiş demekti. Biri o kaydı almış, yerle bir etmiş, üzerine düz bir zemin döşemişti. Ela defterini çıkardı, o ismin yanına küçük bir soru işareti koydu. Sonra kapandı, defterin eski derisi avucunda ısındı.

Yemek alanına geçti, çelik sıraların başına oturdu ve plastik bir fincan sıcak tahıl içeceği aldı. İçmedi — sadece tuttu, ısısını hissetti. Kafasında iki seçenek vardı ve ikisi de kolay değildi. Konsey'e bildirmek: standart prosedür, bir anlamda temiz çözüm. Bakım tünelinde bilinmeyen bir yazı bulundu, koordinat verildi, soruşturma başladı. Ama o soruşturmanın nereye varacağını, kimin yürüteceğini ve kimin dosyasına gireceğini düşününce midesinde ağır bir his belirdi. Gizli tutmak ise başka türlü bir yük: tek başına taşınan bilginin ağırlığı. Mihriye ismi silinmişse, o ismi arayanın da bir yerlerde görünür hale gelmesi an meselesiydi.

Fincandaki içeceği yarıda bıraktı. Kalktığında karar henüz verilmemişti ama bir şey netleşmişti: Konsey arşivi kapıyı kapamıştı, demek o kapının dışında başka bir kapı aranacaktı. Mihriye Yaman — adın kendisi bir iz bırakmıştı tünelde, ama bu ismin sahibi hâlâ bir yerde olabilirdi. Kurucu listesinden silinen, ama silinmesi için var olmuş biri. Ela koridora dönerken sol elinin üstündeki alet izini farkında olmadan parmağıyla izledi — eski bir yara, çalışırken kazanılmış, zamanla sertleşmiş. Bazı izler böyleydi: üzerlerini kapatırsın ama doku bir daha eski haline gelmezdi.

Vardiya panosu önünde durdu ve bir sonraki bakım rotasını inceledi. VII-C koridoru bu hafta listede yoktu — ama listeler değişebilirdi. Önce onu bulmak gerekiyordu; Mihriye Yaman'ı, ya da onun nerede olduğunu bilen birini. Ve bunu yaparken haftaya verilmesi gereken sağlık raporunu, Konsey'in güvenlik kameralarını ve sabah vardiyasının rutinini de sürdürmek gerekiyordu. Ela derin bir nefes aldı. Havalandırma sistemi aynı frekansta uğuldamaya devam ediyordu. Yedinci Liman uyandığını sanıyordu — ama belki de asıl uyanan sadece oydu.

Sıradaki karar: Bölüm 3 nasıl başlasın?

Bölüm 2'den sonra hikâyenin nasıl devam edeceğine okuyucular karar veriyor. Süre dolunca en çok oy alan yön çizilir; henüz oy yok, ilk oyu veren yönü belirler.

  1. Ela, arşiv terminaline oturup 'Mihriye Yaman' yazarken sistem kısa bir titreme yaptı — kayıt bulunamadı değil, erişim kısıtlı uyarısı verdi. Bazı isimler silinmemişti; sadece kilitlenmişti. · 0 oy
  2. Tünelden çıkarken Ela'nın elleri titredi; deftere yazdığı isim mürekkepten önce zihnine kazınmıştı. Mihriye — bu ismi daha önce bir yerden, belki annesinin sessiz kaldığı bir akşam, duymuştu. · 0 oy
  3. Ela defterini kapattı ve bir süre hareketsiz kaldı; tünelin steril havasını dinledi. Sonra yavaşça ayağa kalktı — raporu Konsey'e iletmeden önce bu ismi kendi başına araştırmaya karar vermişti. · 0 oy
  4. Ela koridora adım atarken konsey güvenlik görevlisi Reyhan asansörden indi — üniforma yoktu üstünde, sadece tek bir soru vardı dudaklarında: 'Mihriye seni gönderdi mi?' · 0 oy
  5. Ela ayak seslerini duyunca feneri kapattı ve duvara yapıştı; bakım tünelinin bu saatte boş olması gerekiyordu, ama birisi ona doğru yürüyordu. · 0 oy
Oyunu Rivayet'te ver

Ücretsiz · iPhone · Oy vermek ücretsiz

rivayet.online · Gizlilik · Şartlar · Görseller ve metinler yapay zekâ ile üretilmiştir.